Yaşasın! Artık Obez Değilim!!

Beni tanıyanlar yanlış duymadınız.Takribi son 15 yılını obez olarak yaşamış, bel ağrıları ve bedava hamallık neticesi zaman zaman dizini sakatlayıp fizyoterapi görme zorunluluğunda kalmış ben Nurhan ELBE artık obez değilim.

Tüm ağrılarımın tarihe gömülmesi bir yana diyabetle de akrabalığımız tam başlamak üzere iken üstelik medikal tedavi de başlamış iken artık bu tür müdahalelere de gereksinimim olmaması, ruhsal sağlığımın fevkalade yerinde, sabahları ise eskisinden çok daha dinç olarak yataktan kalkışım….

Pesimislikten yana zaten nasibini almamış bulunan kişiliğim bunun da üstesinden gelebilmenin verdiği haz ve özgüvenle daha neşeli daha da canlı olması….

Nasıl oldu da 15-16 yıllık obezliğim sona erebildi? Aynı dertten müzdarip kimilerine daha yararı olur saiki ile bunu elimden geldiğince çok kişi ile paylaşmak istedim.

Nasıl olduğu bir iki kelime ile şöyle özetlenebilir doğru zamanda doğru kişi ile karşılaşmak.

Doğru zaman çünkü hiçbir zaman yitirmediğim neşeli tavırlarıma rağmen 1.78 boya 122 Kg bana oldukça rahatsızlık veriyordu. Sarı minibüslerde sürücü yan koltuğuna oturabilmek için adeta tırmanıyordum. Bir ayağımı tam yukarı atmışken bir ağırlık beni asfalta doğru çekiyordu adeta…Ya sık sık dizimi sakatlamama ne demeli…Bel ağrılarım da cabası idi.

Bu iğrenç kiloları vermeli idim ancak bunu kalıcı olarak hiç başaramış, başaracağıma dahi umutlarım da tukenmişti.

Kulaktan dolma veya gazete makalelerinden okuduklarımı uygulamış, her seferinde de verdiğim kiloları boonusları ile birlikte geri almıştım. Keşke o diyetlerin hiçbirini yapmamış olsaydım. Yine obez olurdum ama eminim ki asla 122 Kg lık bir obez değil.

İşte bu konudaki değersizlik duyguları ile savaşım verirken Doktorcu değil hakikatli bir doktor olarak kendisine güvendiğim ortopedistim Dr.Deniz ALGÜN’ün tavsiyesi üzerine Dr.Elem Ayça KAYA ile tanışmam hayatımın bu konudaki dönüm noktası oldu.

Onun gözünde öncelikle bir hasta idim, müşteri değil. Senelere dayalı deneyimimle oluşan sezgilerim neticesi bunu net olarak diyebiliyorum çünkü ilk görüşmemizde bana “Nurhan bey bu kilolar sizin de beyanınıza göre yılların birikimi. Bir anda oluşmadı. O zaman kilolarınızı tez vermeye niyetli iseniz hiç kimse size kalıcı yardım sağlayamaz. Bir doktor bir beslenme uzmanı olarak bana başvurdunuz, peygamber olarak değil. Bunun için mucize beklemeyin. Anında verilen kilolar fazlası ile geri gelir” demişti.

Bu söyledikleri bana hiç de yabancı değillerdi. Maalesef daha önce pratiğini bedenimde yaparak söylediklerinin gerçekliğine tanık olmuştum.

Sonra nazik bir ses tonu ile devam etmişti:”bana bu konuda yardım etmeye ve değişmeye hazır mısınız?”

-“Tabii hazırım” yanıtını vermiş ve enter tuşuna basmıştık.

Bir şey daha “bu televizyonun kanal düğmesi değil ki beslenme konusundaki yanlışlarınızı anında değiştiresiniz. Sabırlı olun, sebat edin ve bana güvenin” dediği de dün gibi aklımda.

Hay Allah! Beslenme konusundaki bütün doğrularım meğer eğri imiş. Ondan dolayı kilo alıyormuşum. Şimdi eskisinden de fazla yememe rağmen kilo veriyorum. Yağlarım yerini kaslarla değiştirdi. 21 yaşındaki oğlum ve arkadaşları ile birlikte haftanın 2 günü halı saha (bazanda minyatür saha) maç yapabiliyorum. Her sene veya 8 ayda bir yaptırdığım tahlil ve eforlu test sonuçları ise bir harika. Kim derki bu adam 49 yaşını bitireli hani ise 2 ay oldu diye…

Gerek ben gerekse de eşim, maddeci değil önce doktor olan, idealist, sempatik, bilinçli, bu konuda sonsuz özgüvene sahip, kendi alanındaki teknolojik ve tıbbi değişimleri yakından takip edip anında bizimle paylaşan, doktorluğunun yanı sıra, her seviye ve kültürdeki kişiyi eğitebilme yetisine sahip Dr. Elem Ayça KAYA’ya bu konuda fevkalade güveniyor ve artık onu ailemizin bir bireyi olarak görüyoruz.

Başlıkta da belirttiğim gibi

YAŞASIN! BEN ARTIK OBEZ DEĞİLİM!